Mesajları Göster
|
|
Sayfa: [1]
|
|
2
|
S.H.S / Özel Hastaneler / Ynt: 15 GÜN İÇİNDE VE 15 GÜNDEN SONRAKİ İLK MUAYE TAKİP
|
: Kasım 10, 2008, 11:09:11 ÖS
|
sgk ya bunu kanıtlamak zorunda değiliz polemik yapmak adına yazmıyorum lütfen kimse böyle anlamasın.ancak sgk ya kanıtlamak zorunda değiliz ifadesi yanlış bir ifadedir.malesef kanıtlamak zorundasınız.işlemlerinizi bu doğrultuda yapmanız ileride sorun yaşanmasını önleyecektir.
|
|
|
|
|
3
|
Haber Yorumları / Haber Yorumları / Ynt: [Son Haberler] Muayene Katılım Payı Hakkında
|
: Kasım 05, 2008, 10:29:01 ÖS
|
|
Özellikle sabah satlerinde Medula sisteminin yoğun olduğu bilinmektedir.Hastalara takip numarası almaya çalışan hasta kabul personeli bu yoğunluktan dolayı geç dönen provizyonu beklememekte yeniden takip almaya çalışmakta ve her isteminde takip numarası üretilmektedir.sorunların çoğunluğu buradan kaynaklanmaktadır.tüm tesislserin hasta kabul personellerinin bu konuya özellikle dikkat etmesi sorunların çoğunun aşılmasını sağlayacaktır.
|
|
|
|
|
6
|
2007 BUT ve SGK S.U.T / S.G.K S.U.T / Fark Ücretleri
|
: Haziran 04, 2008, 05:29:29 ÖS
|
Yüzde 30 fark ücreti hemen yürürlüğe girmeyecek Bakanlar Kurulunun fark ücretini yüzde 30 olarak belirleyen kararı yürürlüğe giremiyor. Öncelikle fiyatlandırma komisyonun oluşturulması, bir fiyat tarifesi belirlemesi ve bunun da Resmi Gazete’de yayınlanması gerekiyor. Yayınlanan fiyatların, yüzde 30’u geçmeyecek şekilde, fark tavanının ne olacağını SGK bir tebliğle duyuracak Genel Sağlık Sigortası (GSS) Uzmanı Hüseyin Çelik, Bakanlar Kurulunun yüzde 30 olarak açıkladığı fark ücretleriyle ilgili merak edilen noktalara açıklık getirdi. Resmi Gazete’de yayınlanan kararnameyle özellerden alınacak fark ücreti üst sınırının yüzde 30 olarak belirlendiğini ifade eden Çelik, uygulamanın hayata geçmesi için iki önemli işin yapılması gerektiğini söyledi. Çelik şunları kaydetti: “Yapılması gereken işlerden birincisi şöyle; 5510 sayılı kanunun 72. maddesine göre kurulması gereken bir fiyatlandırma komisyonu var. Bu komisyonun ilgili bakanlıkların, temsilciliklerinin katılımıyla oluşturulacak 7 üyesi var. Komisyonun öncelikle toplanması ve uygulanacak fiyat tarifesini belirlemesi lazım. Henüz komisyon oluşmadı ve bir fiyat tarifesi de yayınlanmadı. Dolayısıyla mevcut SUT fiyat tarifeleri baz alınamaz. İkincisi, söz konusu fiyat tarifesi belirlendikten sonra Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) yüzde 30’u geçmeyecek şekilde ayrıca bir fark oranı belirleyecek. SGK, yüzde 30 oranını aynen benimseyebilir, yüzde 20 diyebilir, yüzde 10 diyebilir, bu takdir yetkisi kuruma ait.” Yüzde 30 neden yürürlüğe giremez? Çelik, yüzde 30’luk fark ücreti uygulamasının hemen yürürlüğe giremeyeceğini belirterek şunları açıkladı: “Hem fiyatlandırma komisyonu toplanıp henüz Resmi Gazetede fiyat yayınlamadığı için, SGK da bu oranı belirlemediği için, Bakanlar Kurulunun yüzde 30 fark kararı otomatik olarak yürürlüğe girmiyor. Önümüzde bekleyen bu işlerin tamamlanması gerekiyor. Ayrıca özel sağlık kurumlarıyla imzalanan sözleşmeler var. Bu farka ilişkin sınırlamaların da sözleşmelere yedirilmesi gerekiyor. Buna dayalı sağlık kurumlarıyla sözleşme imzalanması gerekiyor. Bu koşullara göre hastaneler kendi kararlarını verecek.“ http://www.medimagazin.com.tr/
|
|
|
|
|
7
|
OFF TOPİC / Kategori Dışı Mesajlar / EPİKRİZ DE NE?
|
: Mayıs 12, 2008, 08:53:19 ÖÖ
|
EPİKRİZ DE NE? Prof. Dr. Tevfik Özlü, tozlu@meds.ktu.edu.tr Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, Trabzon Şeffaflık, açıklık günümüzde yükselen değerler olarak görülmektedir. Artık büfeden aldığınız cikletin bile içinde neler olduğu, kalori değeri ve sağlık açısından taşıdığı riskleri üzerinde bulup okuyabilirsiniz. Tüketicinin kullanımına sürülen her türlü mamül veya hizmetin içeriği, kalitesi, standartları onu üretenler tarafından açık olarak tanımlanmakta ve tanımlanan standartlara uygunluğu konusunda garantörlük veya güvence verilmektedir. Bundan öte, sadece üreticinin güvencesiyle yetinmeyip, bağımsız, üçüncü kişi veya kurumların güvencesine gereksinim duyulmakta ulusal ve uluslararası standartları ve kalite düzeyini kontrol eden kurumların test edip onaylamasına ihtiyaç duyulmaktadır. Sağlık alanında da benzer bir anlayışın hakim olması kaçınılmazdır. Her ne kadar bugün için ülkemizde bu tür çalışmalar yer yer görülüyorsa da zaman içerisinde yaygın olarak uygulamaya geçileceğini umuyorum. Fakat, bu kısımda sözünü edeceğim konu sağlık kurumlarının standartlarının ve kalitesinin ölçülmesi değil; hekimin hastasına sunduğu hizmetin içeriği ve kalitesini deklare etmesidir. Örneğin, bana başvuran bir hastamın sorunlarını dinleyip, onu muayene edip, gerekli tetkikleri yaptırıp teşhisi koyup tedaviyi uyguladıktan sonra hastamın iyileşmesi veya ölümü yada bunu dışında bir durumda -ki kötüleşme olabilir, başka bir kuruma sevk edilebilir- gerektiğinde bir başka meslektaşımın bilgisine, görüşüne sunmak amacıyla o hastanın tanı ve tedavi süreciyle ilgili her türlü bilgiyi içeren bir raporun hazırlanıp hastaya verilmesi olayına epikriz diyoruz. Epikriz o hastanın hastalığı, teşhis ve tedavisi ile ilgili her türlü bilgiyi içerir. Hekim bu hastadan hastalığıyla ilgili olarak neler öğrendi, hastanın muayenesinde anormal bir şeyler var mıydı, hastaya hangi teşhis, neye dayanılarak konuldu, hastaya teşhis için hangi laboratuar tetkikler yapıldı, bu tetkiklerin sonuçları nelerdir, hastaya nasıl bir tedavi verildi, hangi ilaçlar, hangi dozda ve ne kadar süreyle, hangi yoldan uygulandı, tedavi sonrasında hastanın durumunda nasıl bir değişiklik oldu, hastalıkla ilgili şikayet, muayene bulguları ve laboratuar bulgularından ne kadarı geriledi, bundan sonra hastaya ne planlanmaktadır, halen alması gereken bir tedavi var mı, varsa ne, nasıl ne kadar gibi tüm soruların yanıtları bu epikrizde yer almalıdır. Epikrizin muhatabı yine bir hekimdir, hastayı bilgilendirmek amaçlı olmadığından tıbbi terimler kullanılır. Hastayı bilgilendirmek için epikriz dışında sözlü açıklamalar yapılmalıdır. Epikriz ile hekim yaptığı işin hesabını vermektedir, kendisini denetime açmaktadır. İyi bir epikriz sadece hastaya ait bilgileri değil, aynı zamanda hekimin hasta hakkındaki kanaatlerini, hastaya ait planlamalarını da içerir. Bu bakımdan hekimin mesleki vizyonu, hastaya yaklaşımı, tıbbi bilgi ve becerisi epikrizinden kolayca anlaşılabilir. Epikrizde özetlenen röntgen filimleri, biyopsi piyesleri, tomografiler gibi laboratuar tetkiklerine ait materyal ve dokümanların epikrizle birlikte hastaya verilmesi mümkün olduğu gibi, özellikle eğitim hastanelerinde bunlar arşivlenebilir ve hastaya verilmeyebilir. Bu bir hastane politikasıdır. Ancak, hastanın sağlığı için bunlara ihtiyaç duyulduğunda geri iade edilmek üzere bile olsa hastane tarafından bunlar hastaya verilmek durumundadır. Hiçbir neden hastanın sağlığını korumak ve iyileştirmekten daha önemli olamaz. Epikriz sadece hekimin bir aynası değildir, hasta için de son derece lüzumlu bir belgedir. Herhangi bir nedenle bir başka hekime başvurma ihtiyacı doğduğunda bu belge çok işe yarar. Çünkü hasta geçmişteki hastalıklarını ve tedavilerini doğru ve eksiksiz olarak hatırlayamaz. Oysa bunlar bilinmeden hastaya gerekli tıbbi yardımın verilmesi güç olabilir. Bu nedenle hastalar kendilerine ait epikrizleri titizlikle saklamalıdırlar. Eğer tedavi eden hekim sonuçta hastaya bir epikriz vermemiş ise bunu ondan istemelidir. Bunu talep eden her hastasına hekim epikriz vermek durumundadır. Epikriz resmi olarak geçerli bir sağlık raporu değildir, bilgilendirme amaçlı olarak düzenlenmiş bir belgedir. Ancak, eğer hasta isterse hekimi, bu bilgileri resmi bir sağlık raporu olarak da düzenleyip hastasına vermek zorundadır. Şimdi oturup bir düşünün: bugüne kadar kaç kez hekime başvurdunuz ve bunların kaçından epikriz aldınız ve elinizde bu raporların kaç tanesi duruyor.Kaynak: http://sbu.saglik.gov.tr/extras/hastahaklari/epikriz.htm
|
|
|
|
|
8
|
2007 BUT ve SGK S.U.T / S.G.K S.U.T / Ynt: SUT 2007/71 sayılı genelge açıklaması ve ekleri
|
: Nisan 17, 2008, 11:59:13 ÖÖ
|
Ekli dosyadaki "yoğun bakım açıklama genelgesi" denilen yazı çıkmış bir genelge değildir.Sadece taslak olarak değerlendirilmelidir.Hiçbir bağlayıcılığı yoktur bilginize.YOĞUN BAKIM AÇIKLAMA GENELGESİ SUT 2007 nin bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına ilişkin 2007/71 sayılı genelge ile yoğun bakım fiyatlandırması değiştirilmişti. Uygulamanın daha sağlıklı yürütülmesi sağlamak için aşağıdaki açıklama ve düzenlemeler yapılmıştır. 1. Genelgenin 8/B maddesi ücretlendirmenin paket işlem fiyat listesi uygulama ilkeleri doğrultusunda yapılacağını belirtmektedir. Tebliğin 24.2.2.1. maddesi gereği Paket işlem tanımı yoğun bakım tedavisi esnasında olağan olarak yapılan tüm uygulamalar tedavi kapsamı içerisindedir. Yine tebliğin aşağıdaki ilgili maddesinde paketin içeriği tanımlanmıştır. Yine tebliğin 24.2.2.2. maddesi gereğince de yoğun bakım tedavisinin doğal parçası olan tüm işlemler fiyata dâhildir. 2. Paket işlem fiyat listesi uygulama ilkelerinde ilaçlar ve kan bileşenleri fiyata dâhil tutulmuştur. Geçmişteki uygulamada ilaçlar hariç olarak uygulanmaktaydı. Yeni uygulama fiyatları belirlenirken kullanılan ortalama ilaç bedelleri hesaplanarak fiyatlar belirlenmiştir. Ancak ekli listedeki ilaçlar istisna tutulacak, liste dışındaki tüm ilaçlar fiyata dâhildir. Hastalara istisna tutulan ekli liste dışındaki ilaçlar hiçbir şekilde reçete edilmeyecektir. 3. Kan bileşenleri, sıklıkla kan ürünleri ile karıştırılmaktadır. Kan bileşenleri bağış ile alınan tam kanın ayrıştırılması ile elde edilen eritrosit, plazma, trombosit süspansiyonu ile afarez ile elde edilen trombositten ibarettir. Kan ürünleri ise plazmanın fabrikasyonla ayrıştırılmasıyla elde edilen albümin, globulin, faktörler gibi ürünler için kullanılan bir ifadedir. Tebliğ ve genelge ile getirilen hükümler çerçevesinde kan bileşenlerinden eritrosit ve plazma ile kan ürünlerinden albümin fiyata dâhil olarak düzenlenmiştir, ayrıca faturalanamaz. Albümin dışındaki tüm kan ürünleriyle (Globulinler, faktörler vb.) trombosit süspansiyonu ve aferez trombosit bedelleri ayrıca fatura edilebilecek ve kurumumuzca ödenecektir. 4. Yoğun bakımdaki hastalara uygulanan rutin olmayan ileri tetkiklerden MR, ve Tomografi ayrıca faturalanacak ve kurumumuzca ödenecektir. 5. Yoğun bakımda yatarken cerrahi girişim gereksiniminde, Ek 9 işlem grubundakilerden A, B, C grubundaki işlemler ayrıca ödenmek üzere, Faturalandırmada (*) işareti olup olmadığına bakılmaksızın Ek-8 listesi kullanılarak faturalandırılır. D ve E kategorisindeki işlemler fiyata dâhildir, ayrıca faturalanamaz. A Grubu ameliyatlarda; ameliyat gününden sonra: 15 günü,
B Grubu ameliyatlarda; ameliyat gününden sonra: 10 günü,
C Grubu ameliyatlarda; ameliyat gününden sonra: 8 günü,
D Grubu ameliyatlarda; ameliyat gününden sonra: 5 günü,
E Grubu ameliyatlarda; ameliyat gününden sonra: 3 günü,
6. Tebliğin ilgili maddeleri gereği konsültasyon ücretleri fiyata dahildir, ayrıca faturalanmayacaktır. 7. Yoğun bakım hizmeti verilip kurumumuza faturalandırılan hiçbir hastadan genelgenin 8/A maddesi uyarınca hiçbir gerekçe ile ilave ücret alınmayacaktır. 8. Üniversite ve eğitim hastaneleri tarafından yapılan ve EK–8 den faturalanabilen operasyonlar sonrasında yoğun bakım tedavisi gereken hastaların işlemleri, Yoğun Bakım Hizmetleri paketindeki, birinci basamak yoğun bakımdan faturalanabilecektir. Birinci basamak post operatif vakalar tanımı sadece EK–8 den faturalandırılabilen operasyonlar sonrası işlemler için uygulanabilecektir. Paket işlemlerden faturalanan işlemler bu kategoriye girmez. 9. Operasyon sonrası yoğun bakıma ihtiyaç duyan hastalarda rutin yoğun bakım dönemi operasyon fiyatlarına dâhil olup ayrıca faturalandırılmayacaktır. Komplikasyon ve eşlik eden hastalıklar durumunda ise SUT un ilgili maddesi gereğince ( 24.2.2.7 ) tedavi sürelerinin aşıldığı tarihten sonraki dönemdeki yoğun bakım işlemleri yoğun bakım hizmetleri paketlerinden faturalanabilecektir. 10. Gerek tebliğde gerekse genelgede epikrizin ayrıntılı düzenlenmesi hususu açıkça belirtilmiştir. Hastanın epikrizi günlük düzenlenmeli, değerlendirilebilmesi için gerekli tüm bilgiler epikrizde ayrıntılı olarak yer almalıdır. Hastanın kliniğinin değişmesi ve bir üst basamağa geçmesi durumunda gelişmeler epikrizde belirtilmeli ve ertesi günden itibaren yeni klinik tabloya göre faturalama ilgili basamaktan yapılmalıdır. 11. Birinci ve sekizinci gün uygulamaları hastanın yatış günleri esas alınarak uygulanacak 1. 8. ve 15…… günlerde hangi klinik basamakta ise faturalama oradan gerçekleştirilecek. Hastanın düzelme sürecinde yukarıdaki kuralın benzeri geçerli olacaktır. 12. Genelgenin yürürlüğe girdiği 1.9.2007 tarihinden geçerli olmak üzere yeni paket fiyattan, ondan önceki günleri eski fiyattan faturalanacaktır. 13. İlk hastane üç günden daha kısa sürede sevk etmiş ise hepsi diğer günlerden faturalandırılır. Sevk edilen merkez hastanın geldiği günü 1.gün kabul ederek devam eder. 14. 3 günden uzun yatan 1. basamak vakalarda mekanik ventilatöre ihtiyaç olsun olmasın haftanın ilk günü, ilk gün ücretinden faturalandırılır. 15. Yeni doğan ve Reanimasyon yoğun bakım dışındaki yoğun bakım birimlerinde tedavi gören hastalar da aynı usullerle Ek 9 yoğun bakım hizmetleri paket işlem fiyatları kapsamında faturalanacaktır. 16. Yoğun bakımda yatmayan hastanın fototerapi ve exchange transfüzyon işlemleri EK–8 den faturalandırılır. Yeni doğan yoğun bakım hastaları için her iki işlem de paket fiyata dâhildir. 17. Rutinde uygulanmayan ileri tedavi işlemleri (hemofiltrasyon, plazmaferez) EK–8 den faturalandırılmak suretiyle ilaveten ödenir.
|
|
|
|
|
9
|
2007 BUT ve SGK S.U.T / S.G.K S.U.T / Ynt: YOĞUN BAKIM
|
: Mart 28, 2008, 12:29:49 ÖÖ
|
SELAM ARKADAŞLAR; YOĞUN BAKIM FATURA EDECEĞİM. KARDİYOLOJİ HASTASI YOĞUN BAKIM PAKET FİYATLARINI KULLANACAĞIM YOKSA EK 8 ÜZERİNDEN Mİ YAPACAĞIM. BİLGİSİ OLAN VARSA YARDIMCI OLABİLİR Mİ ?
2007/71 sayılı genelgeye göre tüm yoğun bakımlar paket statüsündedir.Bu genelgedeki usul ve esaslara göre faturalandırmalısınız.
|
|
|
|
|